7 Mart 2012 Çarşamba


korna, defol hayatımızdan! 




ana hedefimiz; 


kornasız bir yaşam, kornasız araçlar, kornasız çevre ve trafik! 


ara hedeflerimiz: 


*korna araçlar için gerekli bir parça değildir.*kornanın kazaları önleme fonksiyonu yoktur*kornasız bir yaşam için şehirlerde ve meskun mahalllerdeki taşıtlardaki kornaların sökülmesi ve araçların kornasız üretilmesi.*herşeye rağmen korna kullananlara yüklü miktarda para ve misli miktarda evinde kornaya maruz kalma cezaları verilmesini sağlamalıyız (ki korna çalarken farketmediği dışsallığa maruz kalsın)






başlayalım;  


biraz düşünelim, korna nedir?


korna, motorlu taşıt kullanan insanın, diğer insanlara  'yolumdan çekil' gürültüsü çıkarabilmesi için icat edilmiş bir alettir. 


yasada korna 2 durumda kullanılabilir; 
a-bir kazanın önlenmesi amacıyla gerekli ikazlarda bulunmakb-meskun mahaller dışında geçeceği sürücüyü ikaz etmek istediğinde


Kaza, kelime anlamı ile 'beklenmedik anlarda meydana gelen kötü olay'dır. 
ilk maddede kornanın önleyeceği düşünülen trafik kazalarında 2 taraf bulunur. 
beklenmedik bir kötü olayı bir tarafın öngörmesi ve kornaya basması, daha sonra karşı tarafın kornayı duyarak kötü bir olayın meydana geleceğini sezmesi ve ona göre tedbir alması arasında sadece saniyeler olacaktır. 


Dolayısıyla kornanın kaza önlemesi gibi bir pratik durum çok çok düşük bir ihtimaldir. 


Hayatınız boyunca kornanın önlediği kazaya tanık oldunuz mu? varsa olayı anlatır mısınız?


medeni olmayan toplumlarda korna, ilkel bir 'yolumdan çekil' gürültüsünden başka bir şey değildir.
'yolumdan çekil' yoksa kaza gelir, çünkü ben önce geçeceğim! ben önce geçmez isem çarparım' demektir. 


medeni toplumlarin korna sesi ile uyarilmalarina gerek yoktur.


korna sesi olmadığında; 



  • trafik daha tedbirli yol almak icin gerekli güdülerini devreye sokacaktır.
  • daha yavaş, temkinli ve kurallara uyarak gidecektir.
  • stres katsayıları daha düşük olduğundan odaklanma ve dikkat artışı olacaktır. 
  • kornanın getirdiği gereksiz gerilim, kavga olmayacağından trafik kesilmeyecektir



isveç'te korna yasağı ile trafik kazalarının azaldığı söyleniyor ki bu korelasyonun olmaması düşünülemezdi.  




peki korna nasıl ortaya çıkmış? 


Hiç düşündük mü, kornayı kim, nasıl akıl etti? 


otomobil tarihinin ilk dönemlerinde degil ,1908de ünlü patent tüccarı thomas edison, miller reese hutchison'ın icadı klaksonun patentini alarak ünlü  general motors (gm) a satar. gm firmasının son ekonomik krizde bile milyarlarca usd verilerek kurtarılan dev bir otomobil şirketi olduğunu hatırlarsınız.hem edison hem de gm kornayı otomobillerin değişmez parçası gibi lanse ederek kazançlarını katlarlar. 
1910da da ingiltere'den  Oliver Lucas taşıtlar varoldukça bir parçası olacak elektrikli ve 110 desibel ses çıkartan kornayı icat eder. 


arabayı benz, yani almanlar, işin cafcafını her zamanki gibi amerikalı ve ingilizler icat eder. 


batı toplumu ürettikleri her nesneden uzun süre para kazanmasını bilmiştir, tıpkı uzun süre sattıkları renksiz tv.ler gibi. 
doğu toplumları ise ürünleri alır, sorgulamadan kullanır, ta ki batıdan yeni bir ürün ya da kanun gelene kadar. 


korna kullanımı


günümüz batı toplumunda korna kullanımı yok denecek kadar az.
toplumsal sorgulama ve uzlaşı sağlanmış, bunu kanunlarla da desteklemişler. 
doğu'da ise korna kullanımı o derece yaygın ve hayatın içinde. hasbel kader çıkan kanunları ne okuyan var ne de uygulayan ve takip eden. 
(japonya'yı batı metaforunda sayabiliriz) 


yaz aylarında ülkemize araçlarıyla gelen bir kaç gurbetçiden bizzat duyduğum bir cümle şu ;


 "Almanya (X batı ülkesi) dan buraya kadar aklımoa gelmiyor, elimiz gitmiyor ama sınır kapısını geçince hiç basmadığım kadar kornaya basıyorum"


bir örnek de blog yazarı bir arkadaşımızdan verelim ; 


"...Ama trafik kuralları ve araba kullanma kültürü konusunda oldukça farklılık var bilmeniz gereken. Mesela burada sabahtan akşama kadar duyacağınız bir korna sesi yok :) Yani abartmayayım ama İstanbul'da bir günde duyacağınız korna sesi toplamını burada on sene de araba kullansanız duyamazsınız. Korna çalmak yasak mı, tabii ki değil. Ama öncelikle insanlar trafikte birbirine karşı saygılı ve sabırlı, bu bir kültür haline gelmiş. Aslında bu ülkede de ciddi manada trafik yoğunluğu ve dolayısıyla trafik sıkışıklığı var, ama insanlar trafik yavaş dahi aksa kornaya basmadan trafiğin açılmasını bekliyorlar. Bu bana uymaz derseniz bilemem :) İlk dersimiz; önünüze gelen yerde kornaya basmayın, yanlış anlaşılabilir.İkinci olarak kırmızı ışıkta beklerken yeşil yanınca sabırlı olun. Önünüzdeki arabaya hareket etmesi için selektor yapmayın veya kornaya basmayın. Kendi başına hareket etmesini bekleyin. Emin olun burada yeşil ışığın yandığını siz fark etmeseniz, arkanızdakiler siz hareket edene kadar öylece beklerler.  Bu benim bizzat yaşadığım bir hadisedir. Eğer biri size bu nedenle korna çalıyorsa tahminim o da yabancıdır :) " 


Aslında konuyu hepimiz biliyoruz ama uygulamıyoruz, kornaya basmaya devam ediyoruz.. neden ?


-çünkü yaptırımı,cezası yok
-çünkü birbirimize karşı saygılı değiliz, önyargılıyız 
-çünkü korna en kolay yerde, avucumuzun içinde !

neden kornaya basıyoruz?


çünkü korna avcumuzun içinde! 


aslında kornaya basma nedenlerimiz kazaları önlemek değil. 
üzülerek söyleyelim ki büyük çoğunluğu gayri medeni sebeplerden  :(

  •  yol benim, beni bekle
  •  hakliyim ve benim hakkimi yedin,anla ve bir daha yapma
  •  sana küfrediyorum şu an
  •  yolcu ben geldim beni gor arabama bin (ticarilerde)
  •  yeşil ışık yandı, önümdekiler gidin
  •  arabada birini bekliyorum ve gelsin artik
  •  bakar mısın canım, bir sey soracağım
  •  asker uğurlama, evlilik konvoyu gibi kalabaliklar, keyfe keder
  •  laf atıyorum sana canım (kadınları taciz)
  •  arkandayim arabayı kaydırma frene bas




korna ve sigara


korna ve sigara ne alaka diyen olacaktır.


sigara, kendimizi öldürmenin yavaş ve kimine göre keyifli bir yolu. 
sadece kendimizi mi? hayır, dumanı ile çevremizdeki herkesi. 
bunu biliyorduk. 
peki kanun çıkana kadar neden içmeye devam ettik? 
medeni toplumların ve insanların kanunlar olmadan da doğruyu uygulayabilmesi gerekirdi. 
konu hiç basit değil, ölümden,hastalıktan, sakat kalmaktan ve bunları hem kendimize hem de başkasına yapmaktan bahsediyoruz. 


demek ki birey olarak bizde eksik olan birşeyler var! 


kornanın, sigaranın yaydığı sağlıksız dışsallıktan daha aşağı kalır bir etkisi yok.
gürültü kirliliği, şehirde yaşamak orunda olan, şehir insanlarında, ölümcül etkiler yapıyor. gürültü herkeste kötü etkiler yapar ancak sessiz ortamın çok az olduğu şehirleri düşünün, buralarda yaşamaya çalışıyoruz!  


bir trenin yanımızdan geçmesi 85 desibel iken kornalar yönetmelik gereği en azz 93 desibel olmak zorunda!  


hiç beklemediğiniz bir anda ya da hiç durmadan o sese maruz kalmak sigaraya başlatabilir. 
Bir taşla iki kuş !


bu konuyu en iyi açıklayan bir 'gürültü yönetmeliğimizin' olmadığını kimse söyleyemez, okunmalı ve uygulamak için düşünmeli. 
Cezai yaptırımaları da 'kabahatler kanunu' çerçevesinde para cezası olarak mevcut, çok düşük miktarda ve caydırıcılıktan uzak. 


Ancak sorun mevzuatlar kanunlar cezalardan öte bir şey; 


medeni insanlar olarak birlikte bu sorunları aşamaz mıyız ?




*
bu metin, kornasız şehirlerde yaşayana değin güncellenerek kornanın zararları aktarılmaya devam edilecektir. 
asıl amacımız olan medeni bir yaşam arzumuz için gerekli toplumsal bilinci arttırılması, öncelikle yasal düzenlemelere gerek kalmaksızın kornalardan kurtulmamız ve nihai olarak da bunu yasal bir metne bağlamayı umut ediyoruz. 


lütfen bu metni herkes ile paylaşın ve yanıtlamaktan çekinmeyin.